Artık
herkes biliyor. Günümüzde şirketler; müşterileri, tedarikçileri ve iş
süreçleriyle ilgili her türlü bilgiye sahip. Yine de bu bilgileri doğru
şekilde kullananların sayısı hala oldukça az. Peki bilgiyi doğru
yönetmenin yöntemi ne? Uzmanlar “business intelligence” (iş zekası)
çözümleri ile bunun mümkün olacağı görüşünde. Dünyada P&G, FedEx,
Wal-Mart, Cemex, Astra Zeneca gibi şirketler bu çözümlere uzun
yıllardır yatırım yapıyor. Türkiye’de ise Ford, Vestel, Migros, İş
Bankası, Turkcell gibi şirketler “analitik çözümler” kullanarak
rekabette öne geçenler arasında. Bu çözümler sayesinde müşterilerini
daha iyi tanıyor, tedarik zincirlerini daha etkin yönetiyorlar. En
önemlisi, “analitik rekabet”le verimliliklerinde ve kârlılıklarında
yüzde 100’lere varan artış sağlıyorlar.
“Amazon, Yahoo, Google gibi internet şirketleri faaliyete geçtikleri
günden bu yana başarılı şirketler kategorisinde yer alıyor. P&G,
Mars gibi örneklerin ise benzer tüketici ürünlerini yüzyıldan fazla
süredir müşterilerine sunmalarına rağmen hala tercih edilme oranları
oldukça yüksek. Barclays, Wal-Mart, Cemex, FedEx ise farklı sektörlerin
önde gelen hatta lider oyuncuları olmalarıyla ortak bir alanda
buluşuyorlar. Aslında farklı yaşam eğrilerine sahip, farklı sektörlerde
hizmet sunan bu şirketlerin tek ortak özelliği başarılı olmaları değil.
Bu şirketler iş zekalarını iyi yöneterek, analitik rekabette bir adım
öne geçmeyi başarmış durumdalar. Zaten yıllardır süren başarılarının
arkasındaki sır da burada yatıyor.”
Bu sözler “Competing On Analytics” (Analitik Süreçler Üzerine
Rekabet) isimli kitabın yazarları Thomas Devanport ve Jeanne Harris’e
ait. Onlara göre artık eski rekabet taktikleri geçmişte kalmış durumda.
Şu anda bilgisini en etkin ve analitik kullanan şirket, rekabette bir
adım öne geçiyor. Bu alanda rekabet edebilmek için ise “iş zekası”
çözümleri olarak adlandırılan bazı araçlardan yardım almak yeterli.
Bilgi teknolojileri kullanılarak hayata geçen bu çözümler, şirketlerin
her alandaki performansının analiz edilmesi ve optimizasyonu için
kullanılıyor. Bu optimizasyonu ise SAS, SAP, Oracle, Minitab, Fair
Isaac gibi şirketlerin sunduğu çözümlerle sağlamak mümkün.
Kârlılık Ve Verimlilik Artıyor
Dünyada da yeni
yeni kullanılan iş zekası çözümleri, şirketlerin pek çok iş sürecinde
verimlilik sağlamasına yarıyor. En önemlisi şirketler, rekabeti
analitik boyuta taşıdıkları andan itibaren kârlılıklarını da artırıyor.
Aslında bunun nedeni oldukça basit. Analitik rekabet, bir şirketin
milyonlarca müşterisinin datasını yönetmesini, segmente etmesini, odak
müşteri grubuna yönelik pazarlama aktiviteleri geliştirmesini, hatta
onlarla ilgili tek bir tuşa basarak raporlama yapmasını sağlayabiliyor.
Şirketlerin tüm tedarik zincirindeki oyuncuları etkin yönetmesi,
mallarını ve siparişlerini anında izlemesi, bütçeleme ve muhasebe
yöntemlerini standardize etmesi de yine iş zekası çözümleriyle mümkün.
Bu çözümler sayesinde, bilgi hangi boyutta olursa olsun, yönetimi
sağlıklı bir hal alıyor, işler daha hızlı ilerliyor. En önemlisi tüm
paydaşlar işlerini daha verimli yapabiliyor. Bunun sonucunda da
otomatikman kârlılık artıyor.
Tesco’nun Sadakat Stratejisi
İngiltere perakende
devi Tesco’yu pazarda liderliğe taşıyan süreç de analitik rekabete
başladığı 1995 yılına dayanıyor. 83 yıldır faaliyette olan şirket, bu
tarihten itibaren “Tesco Club” olarak adlandırdığı sadakat kartıyla
müşterilerinin tüm verilerini toplamaya başladı. Tesco, kart
kullanımını artırmak için ödül yöntemi ve para yerine geçen kuponlar
dağıttı. Bu karta sahip olan müşteriler, yaptıkları alışverişin
ortalama yüzde 1’i kadar kupon kazandılar. Tesco’nun tahminlerine göre
şu ana kadar 1 milyar pound’luk ödül verildi.
Bu çalışmanın
sonuçları ise inanılmaz boyutlara ulaştı. Direkt pazarlama uygulayan
sektörün paraya çevrilen kuponlarda geri dönüş oranı yüzde 2 iken,
Tesco’da bu oran yüzde 20’leri buldu. Şirketin CEO’su Sir Terry Leahy,
“Tesco Club” kartının şirketin internet işinin gelişmesinde de büyük
payı olduğunu söylüyor. Bu kartın yayılmasını sağlamak için, internet
sitesinden alışveriş yapan herkesin bu kartı almalarını zorunlu
tuttuklarını belirtiyor. Bu kart aracılığıyla verileri tutulan
müşterilere ise özel ödül programları uygulayarak milyonlarca haneye
ulaştıklarına dikkat çekiyor.
Kötünün İçinden İyiyi Seçin
Şirketlerin
portföyünde her müşterinin değerinin aynı olmadığı bilinen bir gerçek.
Hatta “kötü müşteri” diye adlandırılan bir kesim bile var. Özellikle
sigorta sektöründe yer alan bu tip müşteriler “yüksek risk taşıyanlar”
olarak sınıflandırılıyor. Yine de iş zekası yöntemlerini akıllıca
uygulayan Capital One ve Progressive gibi sigorta şirketleri, bu konuda
bir adım öne geçmeyi başarmış örnekler.
Progressive, özellikle motosiklet kullanıcıları gibi “yüksek risk
taşıyan” müşterilerini yeniden analiz ederek rekabette avantaj sağlamış
durumda. Diğer şirketler, bu tür müşterilerine fazla vakit ayırmazken,
Progressive bu müşterilerin geçmişindeki farklı kriterlere bakarak
karar vermeyi tercih ediyor. Bu kriterlere de kendi veri tabanını etkin
yönetebildiği için anında ulaşabiliyor. Müşteri, eğer uzun yıllardır
tek bir işte çalışıyorsa, paraşüt atlamak gibi başka tehlikeli hobileri
de yoksa, diğer az risk taşıyan müşteriler arasına dahil ediliyor. Bu
sayede pek çok müşterisini memnun eden Progressive, mevcut veri
tabanını iyi kullanıp, kötü müşterileri arasından iyileri ayıklayarak
rakipleri arasından sıyrılmayı başarıyor.
Gözde Şirkete Dönüşüyorlar
Bir başka sigorta
devi Capital One ise iflas riski taşıyan şirket müşterilerini incelemek
için ayrı bir veri tabanı oluşturmuş durumda. Bu veri tabanını
yönetmesi için ise bu işe özel birkaç kişiyi çalışan olarak bünyesinde
bulunduruyor. Bu kişilerin asıl işi, şirketlerin kredi itibarlarını
yeniden gözden geçirmek. İflas noktasında gözüken bu şirketlerle ilgili
farklı veriler inceleniyor. Elde edilen yeni bilgilerle ise bazı
şirketler kötü krediye sahip olsalar bile, daha az riskli müşteri
kategorisine yeniden alınabiliyorlar. Capital One, bu sayede aslında
çoğu şirketin göz ardı ettiği bazı önemli müşterileri kazanma imkanı
yakalamış oluyor.
Dünyanın bir numaralı arama motoru Google ise analitik zekasını iş
çözümlerinde başarıyla uygulamayı başarmış bir başka örnek. Şirket, çok
düşük fiyatlara farklı sektörden pek çok şirketin internet reklamlarını
yayınlıyor. En önemlisi kullanıcılarını arama kriterlerine göre
segmente edebildiği için, diğer internet reklamı veren şirketlere göre
büyük bir avantaj yakalamış durumda. Zaten bu nedenle de internette
reklam veren şirketlerin çoğu Google’ı tercih ediyor.
Müşteriyi Merkeze Oturtarak Kâra Geçti
Türkiye’de
de analitik iş zekası çözümleri uygulayan şirketler var. Axa Oyak da bu
şirketlerden biri. Şirket, veri ambarı yönetimi sayesinde; müşteri,
üretim, tahsilat ve hasar özet bilgilerini tutabiliyor. Müşterilere
yönelik portföy ve teknik kârlılık analizleri yapabiliyor. Axa Oyak
Genel Müdürü Cemal Ererdi, müşterilerini tanıyıp, müşterilerin tüm
portföyüne tek çatı altında hakim olmalarını sağlayan bu sistemin, iş
yapış şekillerini değiştirdiğini söylüyor. Artık ürün merkezli olmaktan
çıkıp müşteri merkezli bir yapıya dönüştüklerini belirtiyor. Ona göre
bu iş zekası çözümleri, şirketin karar süreçlerini de güçlendiriyor.
Müşterilerine ve acentelerine dönük sigorta çözümlerini kolaylıkla
devreye sokmalarını mümkün hale getiriyor. “Bu tür projelerimiz
sonucunda özellikle kârlılık ve pazar payında çok önemli kazanımlar
elde ettik” diyen Ererdi, bu kazanımları ise şöyle özetliyor:
“2006 yılı sonunda Axa Oyak, tüm sigorta şirketleri arasında kasko
branşında kâr eden tek sigorta şirketi oldu. Gerek öz kaynak kârlılığı
gerekse teknik kâr bazında çok önemli farklılıklar yarattık. 2006 yılı
sonunda Axa Oyak, tüm sigorta sektörünün elde ettiği teknik kârın yüzde
174’ünü tek başına elde etti.”
Turkcell’in 115 Kişilik Ordusu
Türkiye GSM
pazarının yüzde 57’sine sahip olan Turkcell, 1999 yılından bu yana
analitik rekabet yöntemleri uyguluyor. Her ne kadar pazarda dominant
bir konumda olsa da Turkcell, bu durumun rehavetine kapılmamış
durumda. Pazarın çoğunu elinde tuttuğu için elde ettiği bilgileri doğru
yöneterek rekabet ediyor. Hatta şirket, sadece iş zekası çözümleri
üzerine uzmanlaşmış ve faaliyet gösteren 115 kişiyi çalışan olarak
bünyesinde bulunduruyor. Turkcell Servis ve Ürün Geliştirmeden Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar, Oracle veri tabanı üzerindeki
“Bütünsel Veri Ambarı” çözümlerinin Turkcell’deki iş zekası
çalışmalarının ilk adımını oluşturduğunu söylüyor. Ona göre iş zekası,
sadece abonelerin tüm bilgilerini birbiriyle ilişkili ve tarihsel
olarak detaylı analiz edebilme yeteneğini elde etmekle sınırlı değil.
Bu bilgileri mevcut durumu anlamanın yanı sıra, ileride olabilecekleri
tahmin etmek için de yorumlamak mümkün. “Veri Madenciliği” çözümlerine
olan ilgilerinin bu noktada devreye girdiğini söyleyen Bayrakdar,
“Yüzlerce verinin bir araya gelmesi ve istatistiksel bir şekilde
modellenmesiyle ortaya çıkan skor ve segment değerlerine göre
abonelerimize, özel, farklılaştırılmış aksiyonlarla hizmet
verebiliyoruz” diye konuşuyor. Turkcell, tüm bunlara ek olarak bu
sistemle memnuniyet seviyesi düşen abonelerini erken tespit etmeye de
çalışıyor. Bayraktar, bu sayede rekabette bir adım öne geçebildiklerini
ve sorun yaşayan müşterilerinin memnuniyetlerini artırdıklarını
söylüyor.
Analitik Çözümle Segmentasyon
Türkiye’nin
organize perakende sektöründe lider şirketi Migros da aslında İngiliz
perakende devi Tesco’nun izlediği yöntemi izleyerek, analitik rekabette
bir adım öne geçmeyi başardı. Şirket, Migros Club kart ile
müşterilerine yönelik bir sadakat programı geliştirdi. 2004 yılında
yapılanması başlayan Migros Club projesinde, müşteriler öncelikle
demografik özelliklerine göre segmente edildi. Daha sonra ise yaşam
evresi ve yaşam tarzı çalışmaları projeye dahil edildi. Yaşam tarzı
çalışmaları ile müşterinin satın alma alışkanlıkları incelenerek,
belirli ürünlerdeki alımlarının yoğunluğu yorumlandı. Çalışmanın
sonucunda 14 farklı müşteri segmenti ortaya çıktı. Fakat ortaya çıkan
segment sayısının fazla olması nedeniyle, odaklanılacak en çok değer
yaratan segmentler belirlendi.
Migros Yetkilileri, belirlenen segmentler arasından öncelikle
sağlıklı beslenenler, gurmeler, hazır yemek tüketenler ve çocuklu
ailelere yönelik stratejiler geliştirdiklerini söylüyor. Odaklanılan
segmentlerde bulunan müşterilerle direkt iletişime geçildiğini ve
kendilerine satın alma alışkanlıklarına özel ürün indirimleri
sunulduğunu belirtiyorlar. Yetkililer, programla ilgili ise şu
bilgileri veriyor: “Proje kapsamında ortaya çıkan odak segmentlerin
ilgilenebilecekleri konularda özel bilgi gönderimleri yaptık. Örneğin
sağlıklı beslenen müşterilerimize likopenin faydaları ve hangi
ürünlerde bu özellikleri bulabilecekleri aktarıldı. Öte yandan
yapılacak aktiviteler belirlenirken yaşam tarzları göz önünde
bulunduruldu.”
Fabrikalar da Akıllanıyor
Şirketlerin çoğu ise
özellikle üretim süreçlerinde analitik iş zekalarını kullanmayı tercih
ediyor. Bu sayede üretimlerinde kimsenin yakalamadığı hıza ulaşmış
oluyorlar. Ford Otosan da bu şirketlerden biri. Şirket, uzun yıllardır
global arenaya araç üretiyor Bu nedenle Ford Otosan fabrikasının temel
süreci, sipariş edilen her aracı en kısa sürede üretmek ve ilgili
pazarlara sevk etmek üzerine kurulmuş durumda. Bu amaçla şirket, üretim
yapılan pazarlara spesifik araç siparişlerini anında iletebilmek için
fabrikasında akıllı sistemler kullanıyor. Siparişlerin ne gün ve gün
içinde kaçıncı sırada üretileceği ise yine akıllı sistemler ve işin
yöneticileri tarafından belirleniyor.
Dondurmada dünya markası olan Algida’nın Çorlu Fabrikası da akıllı
sistemleri devreye sokmuş bir başka örnek. Hatta fabrika hijyen ve gıda
teknolojisi açısından Avrupa’nın en modern dondurma fabrikası ödülüne
sahip. Algida’nın tedarik zincirinde finanstan üretim geliştirmeye,
kalite kontrolden, mühendislik ve depo yönetimine kadar tüm çalışmalar
birbirine entegre edilmiş sistemler ile yürütülüyor. Bu sayede tüm
operasyon, sistemin ulaştığı noktalardan kontrol edilebiliyor. Sistem,
uzun vadeli plandaki satış tahminlerinden malzeme ihtiyaçlarına,
bunların stoklarına, satış ve faturalamalarına varan bir entegrasyon
içinde olduğundan, operasyon bilgisi online olarak görülüp, gerekli
yönlendirme yapılabiliyor.
Vestel Pazarlama Genel Müdürü /Timur Tuncer
Vestel’in Alatik Rekabet Stratejisi
Alternatif Sistemler Moda
Son yıllarda
şirketler, değişen koşullara daha hızlı ayak uydurabilmek, ihtiyaçları
önceden görüp hızlı aksiyon alabilmek ve rakiplerinin bir adım önüne
geçebilmek için bilişim teknolojisi altyapısını daha etkin biçimde
kullanmaya başladı. Özellikle, şirketlerin faaliyet alanı ile ilgili
daha detaylı, fakat daha hedefe yönelik bilgileri toplayacak, bunları
analiz edip alternatif çözüm önerileri geliştirebilecek sistemler
şirketlerin ilgisini çekiyor.
Farklı Pek Çok Projemiz Var
Bu doğrultuda
Vestel'in de oldukça etkili yatırımları ve çalışmaları oldu. Özellikle
şirket geneline yayılan veri ambarı, raporlama sistemleri, harita
üzerinde her türlü dayanıklı tüketim malları pazar verilerini
izleyebildiği, raporlayabildiği GIS uygulaması (Geographical
Information System), Manugistics nakliye optimizasyon yazılımı, tüm
yetkili servislerimizi ve tüketicilerimizi tek çatı altında
topladığımız SAP CRM servis projelerinden bahsetmek mümkün.
Sahayı Canlı İzleyebiliyoruz
Şirketimize en
büyük katkısı olan projelerden biri kuşkusuz SAP CRM servis uygulaması.
Bu proje ile Türkiye genelindeki tüm yetkili servislerin ortak bir
dille, ortak bir veri tabanını kullanması mümkün oldu. Özellikle
tüketici memnuniyetinin ve ürün kalitesinin çok önemli olduğu
günümüzde, sahada yaşananları canlı olarak izleyebilmek, burada elde
edilen verileri fabrikalarımız ile paylaşabilmek, karşılaşılabilecek
bir olumsuzluğun henüz yaşanmadan önlemini alabilmek ve ihtiyaçları
önceden sezebilmek, bize son derece büyük esneklik ve ivme kazandırdı.
Bilgiler Tek Çatı Altında Toplandı
Farklı
uygulamalar için farklı yerlerde tutulan tüketici bilgileri, bu
uygulama ile tek çatı altına taşınabildi. Böylelikle herhangi bir
tüketicimizle kurulan bir temas, sahip olduğu herhangi bir ürüne
verilen hizmet gibi tüm iletişim geçmişini tek bir noktadan takip
edebilmek ve bir ihtiyaç anında en doğru aksiyonu alabilmek mümkün
oldu.
İş Bankas Değişim Yönetimi Başkanı/Turgay Atalay
İş Bankası’ndan Müşteri Odaklı Dönüşüm
Müşterinin Davranışları Tahmin Ediliyor
Biz
müşteri odaklı bir dönüşüm programını hayata geçirdik. Bu program
kapsamında bir takım teknolojik uygulama yatırımları yaptık. Veri
madenciliği teknolojisi ile müşteri bilgilerini analiz edilerek,
müşterilerimizin bankacılık ürün ve hizmetlerine yönelik gelecekteki
davranışlarını tahmin etmeye çalıştık. Bu tahminler doğrultusunda,
müşterilerimize ihtiyaçları, beğenileri ve tercihleri doğrultusunda
kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet teklifleri götürmeyi hedefliyoruz.
Satış Kampanyaları Etkin Yönetiliyor
Kampanya
yönetimi teknolojisi ise müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda
veri madenciliği aracı kullanılarak tanımlanan kişiselleştirilmiş
bankacılık ürün ve hizmet tekliflerinin satış kampanyaları olarak
tasarlanmasını ve yürütülmesini sağlıyor. Bu şekilde satış
kampanyalarının tasarlanması, kampanya bütçesinin, maliyetinin ve
hedeflerinin sisteme girilmesi, onaylanması, kampanyanın yürütülmesi ve
kampanya performans sonuçlarının raporlanması rahatlıkla
yönetilebiliyor.
Geri Bildirimleri Sistem Tutuluyor
Şubelerimizde
hayata geçirilmiş olan satış ve hizmet platformu ile de
müşterilerimizle satış sırasında temas edecek çalışanlarımıza ihtiyaç
duydukları satışı destekleyici unsurlar sağlandı. Bu platform
aracılığıyla, düzenlenen satış kampanyalarına dahil edilen hedef
müşterilere sunulan kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet tekliflerine
ilişkin detayların, satışı destekleyici her türlü bilgi ve dokümanın
şubelerimize ulaştırılmasını sağladık. Aynı zamanda müşteri teması
sonrasında elde edilen geri bildirimlerin şubelerimizce sisteme
girilmesini hedefledik.
Babson Collage Yönetim Profesörü/Thomas Davenport
Analitik Rekabetle Bir Adım Öne Geçmek Mümkün
Verilerin Düzgün Analizi Önemli
Analitik
rekabeti, oldukça büyük boyutlardaki verinin etkin kullanılması olarak
özetlemek mümkün. Bu veriler kullanılırken de istatistiklerden,
kantitatif analizlerden, gerçeğe dayalı yönetimden yararlanılıyor.
Aslında analitik rekabet, iş zekasının bir ürünü olarak ortaya çıkmış
durumda. İş zekası çözümleri ise, şirketlerin iş performanslarını
anlamaları ve doğru kullanmaları için kullandıkları teknolojik
araçlardan oluşuyor.
Bilgi Teknolojilerinden Faydalanmak Gerek
Aslında
prensipte analitik bir işin sadece bir kalek ve kâğıtla
yapılabilmesinin mümkün olduğu düşünülebilir. Yine de mantıklı bir
insan, bilgi teknolojilerini bu işin içine katmadan etkin bir analitik
sistem oturtamayacağının bilincindedir.
Farklı Sektörlerden Pek Çok Oyuncu İşin İçinde
Bugün
analitik rekabette öne geçmeyi başarmış şirket örnekleri çok olmasa da
mevcut. Üstelik farklı sektörlere yayılmış durumdalar. Tüketici
ürünleri sektöründen; Mars, Procter&Gamble, Anheuser&Busch,
finansal servis sektöründen; Barclays, Capital One, Royal Bank of
Canada, Well Pount, perekendecilik sektöründen; Amazon, Tesco,
Wal-Mart, ilaç sektöründen; Astra Zeneca, Solvay gibi şirketleri
analitik zekalarını kullananlar arasında göstermek mümkün.
İş Zekası En Popüler Konu
İş
zekası çözümleri şu anda bilgi teknolojileri sektörünün en popüler
konusu. Bunun nedeni ise oldukça basit. Bu çözümleri kullanan şirketler
artık rekabette bir adım öne geçmeyi başarıyor. Gartner’ın bin 400 BT
yöneticisi üzerinde 2006 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, bu
yöneticiler sektör içinde en önemli konunun iş zekası çözümleri olduğu
görüşünde. Bugün çoğu şirket size iş zekasını kullanıyor gibi
gelebilir. Fakat çoğunun derinine inildiğinde bu çalışmaları sadece
departmanlar tarafından yürütmeye çalıştıklarını görürsünüz. Bu da
şirketi rekabette bir adım öne götürmeye yetmez. Çünkü ancak analitik
rekabeti tüm şirket geneline yayarak rekabette bir adım öne geçmek
mümkün.
Kaynak:www.capital.com.tr